Hayallerin bölük pörçük olmuş gölgesinde kar yağıyordu çıplak ayaklarına... Sakinliğinden bir parça olmak için dokunuyordu o beyazlar kirpiklerine. Gözlerini her kapadığında donmuş kirpiklerin kesiyordu yanaklarını...
Bir yıldız düştü üzerimize... İhtişamını kaybetmiş, kıyametin tam da ortasından kopuk gelmiş gibiydi. Dileklerimizi gerçekleştiremeyecekti bilyordum. O kadar güçsüz o kadar ürkekti ki kollarımızda uyurken.Küçük...
Sensizim yine. Sensizim ve ne yapacağımı bilmiyorum bile. Rüyalarıma girsen, girsen ve seninleyim desen. Belki de sensiz olmak bu kadar koymazdı. Sadece dudaklarımdaki zoraki beliren o gülümsememde...
Kalbimden yaşlar damlıyor bedenimi saran sarmaşıklara. Sarmaşıklar yeşeriyor kalbimin gözyaşlarıyla ve daha da güçleniyorlar. Sımsıkı sarıyorlar tüm bedenimi ta ki nefes alamayıncaya dek. Çabalıyorum ama olmuyor… Olmuyor ve...
Gözyaşlarım gibi, bak kalbim de kaldı avuçlarımın arasında… İçindeki hayal kırıklıklarını ise, camdan bir kavanoza koydum. Senin için… “Her şey senin için” ...
Biri vardı... Islak gökyüzüne her baktığında gözleri dolardı. Çocuk bakışlı gözlerinde gölgeler oynaşırdı. Oradaydı, yaşam ağacının tam altında, rüyalarımın başında ve asla göremediğim sonunda. Ellerimi...